4 Kasım 2011 Cuma

Reis Ağustos Böceği... Kes artık ‘cırcır’ı da ‘Karınca’ya destek ver!

La Fontene’in en ünlü fablıdır Ağustos Böceği ile Karınca... 
“Cırcır Böceği (Ağustos Böceği) çaldı saz, bütün yaz...
Derken kış da geldi çattı...
Seninkinde şafak attı.
Baktı ki yok hiç yiyecek, ne bir sinek ne bir böcek...
Kalktı karıncaya gitti; yandı yakıldı aaah etti.
Bir kaç buğdaydan ne çıkar; gelecek mevsime kadar borç istedi.
Kötüsü karınca borca hiç alışmamıştı.
Bu sözlere çıkıştı: Ne yaptınız yaz boyunca?
- Şey... Ben mi? Saz çaldım saz...
-Ya öyle mi? Madem ki sen, yazı sazla geçirdin; şimdi de oyna biraz.”
***
Bizim de bir “Ağustos Böceği”miz vardı...
Yıllardır ülkenin en önemli partilerinden birinin başındaydı.
Bütün karıncalar o ufacık gövdeleriyle harıl harıl çalışırken, o mavi gözlerini denize diker, dalar giderdi.
En sevdiği şey de kendisi gibi cırcır böcekleriyle “cırcır” edip durmaktı.
Salı günleri ise toplu cırcırlaşma günleriydi onların.
Daha doğrusu bizim Reis Ağustos Böceği, partisinin tüm seçkinlerini ve seçilmişlerini toplar, cırcırlayıp dururdu.
Karıncalar ise dalgalarını geçerdi Reis Ağustos Böceği’yle...
“Çalışmıyorsun, yan gelip yatıyorsun, Sivas’tan öteye bile gitmiyorsun” derlerdi.
Reis Ağustos Böceği’nin bu tembelliğine içten içe sevinirlerdi bir yandan bu “kötü niyetli” karıncalar... Çünkü onun tembelliği sayesinde kendileri, olduklarından da çalışkanmış gibi görünürlerdi.
***
Diğer cırcır böceklerine kalsa, ölene kadar vazgeçmezlerdi “reis”lerinden...
Ama bir gün... Tökezledi Reis Ağustos Böceği...
Bir “özel cırcırlama seansı”nda kalleşçe çekilen görüntüleri piyasa sürüldü; karıncalara yakın medya tarafından...
Cırcır böcekleri önce şaşırdı, üzüldü, kırıldı bu duruma...
Sonra inanılmaz bir şey oldu ve bir “karınca”, cırcır böceklerinin başına geçti.
Sivas’tan öteye de gitti, kötü niyetli karıncalara bildikleri dilden yanıt da verdi...
Yıllardır kendilerini cırcır böceği sanan karıncalar için umut oldu!
Çalışkandı, korkusuzdu, yeri geldiğinde aykırı, yeri geldiğinde sıradandı...
Kötü niyetli karıncaların yıllardır cırcır böceklerini suçlayarak, nasıl keyif sürdüklerini anlatmaya başladı...
***
Kötü niyetli karıncalar, başta çok da önemsemediler cırcır böceklerinin başına geçen bu yeni karıncayı...
Onun da bir süre ötüp, sonra susacağını sandılar...
Ama o kadar alışmışlardı ki Reis Ağustos Böceği döneminde rahat yaşamaya, tüm huzurları kaçtı...
Paniklediler, ürktüler, korktular...
Ve son çare olarak, tekrar Reis Ağustos Böceği’ni, cırcır böceklerinin başına getirmek için gizli gizli destek vermeye başladılar...
Kendi gazetelerinde hep onu ön palana çıkarmaya, cırcır böcekleri arasında ayrılık varmış gibi göstermeye çalıştılar...
***
Sözüm Reis Ağustos Böceği’ne...
Öyle ya da böyle; senin devrin bitti artık!
Öteceğin kadar öttün, reisliğin zevkini doya doya çıkardın!
Ama artık... Gerçekten kış geliyor...
Yerine geçen ve bir şeyler yapmaya çalışan “karınca”yı rahat bırak ki çalışsın!
Tamam; anladık, doğan gereği hırslısın ve her şey senin olsun istiyorsun...
Bu yüzden de kapalı kapılar ardında “ötmeye” devam ediyorsun...
Ama sen bittin Reis Ağustos Böceği; anla artık...
Reisliğin bitti!
Bu hırsın uğruna, kötü niyetli karıncalarla el ele verip, bizim çalışkan karıncayı yok etmeye çalışma...
Bırak; eski şen cırcırlamalarınla hatırlayalım seni!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder